Çocuklarımıza Farkında Olmadan Yüklediğimiz Anne&Baba Rolleri/Yükleri

Psikolog Aysun BalMerhaba Seteney’in değerli velileri…
Bu ay biraz fazla derin bir konu seçtim. Aslında bu konu için bu yazı çok yetersiz olacak fakat en azından sizlerin zihninde bir farkındalık oluştursun diye ana hatlarıyla değinmek istedim.
Çünkü farkında olmadan çocuklukta yüklendiğimiz anne ya da babamızın eşi olma rolünü ileriki yıllara da taşıyoruz. Sürekli anneyi ya da babayı memnun etme, hizmet etme davranışları -ama içimizden geldiği için değil, görev olduğu hissi ile- yakamızı bırakmıyor. Ve adını bir türlü koyamadığımız ve düşününce bile kendimizi suçlu hissettiğimiz paternlere dönüşüyor.
“Ben nasıl olur da anne ya da babam için bir şey yaparken kızgın hissederim? O ne yapsa benim iyiliğim için yapar…” gibi…
Oysa ki anneler de babalar da insandır. 🙂
Sadece ağır bir kimliktir annelik ve babalık… Fakat kişiyi insan olmaktan ve acizlikten muaf tutmaz.
Veli görüşmelerimizde sıklıkla aramızda geçen bir konudan bahsetmek isterim.
Annesi veya babasıyla yatan ve diğer ebeveyni yataktan gönderen çocuklar…
Ve buna izin veren ebeveynler…
Dediğim gibi çok derinlikli çok yönlü bir konu bu. Biz sadece en temel mesajıyla ele alacağız.
Biliyorsunuz ki çocuk gelişiminde her zaman mümkün olmasa da en ideali çocuğun anne-babayı “çift” olarak görmesidir. Hele ki bu çift uyumlu ve dengeli bir çiftse ideal + idealdir.
Ödipal dönemi her çocuk sahibi kişi ve her çocuk olmuş kişi gibi sizler de bilirsiniz.
Çocuğun arzu nesnesi karşı cins ebeveyni olur. (yani sağlıklı olanı ve bizim beklediğimiz budur)
Fakat bu süreci yani çocuğun karşı cinsteki ebeveynine olan ilgisini sağlıklı yönetemediğimiz takdirde ileride ikili ilişkilerden daha orantısız beklentilere girilme olasılığı doğuyor.
Yani bir erkek çocuğundan örnek verirsek;
Annesine hayranlık duyan erkek çocuğu, babasını yok sayıp babasının yerine geçmeye çalışırsa (ki yapar bunu ve sağlıklıdır) o noktada babamızın anne ile olan ilişkisinde, kendi varlığını ve ağırlığını net ve şefkatli bir şekilde hissettirmesini bekleriz.
Bu durumda annemizden de çocuğuyla ilişkisine babaya karşı duyduğu saygı ve sevgisini net bir şekilde yansıtmasını isteriz.
Örneğin annesine hayran erkek çocuğumuz türlü sebeplerle annesiyle yatmak isteyip bir de üstüne babasını yataktan başka bir yere göndermeye ikna ediyorsa;
Ya da annemiz, çocuğun yanında yatmak için eşiyle yatağını terk ediyorsa… işte bunları pek tercih etmeyiz.
Çünkü çocuğa his olarak gereğinden fazla “güç” yüklemesi yapmış oluyoruz. O da kendi dünyasında “eş” konumunu kapmış oluyor. Ve o an bundan mutluluk duysa da bu, onun dünyası için oldukça büyük bir rol misyondur.
Birebir görüşmelerimizde görüşmek ve aklınıza takılan konular hakkında konuşmak dileğiyle…
Sevgilerimle…
 Psikolog Aysun Bal
www.aysunbal.com