Çocuklarda Kıskançlık Krizlerini Çözmede 3 kural

Pedagog Mahpeyker Koçgündüz yazıyor… 

İnsan yavrusu doğduktan epey bir süre sonra paylaşmayı öğrenerek, doğru iletişimlere ulaşabilmektedir.

İlk bebeklikte önüne koyulan objeleri arkadaşı ile paylaşma kavramı bulunmamakta hepsini almak istemektedir . Çocuk ancak yönlendirilerek bu değeri öğrenebilmektedir.

Bunun sebebi de henüz kavram seviyesine gelmemiş bir zihin aşamasında oluşudur.

Kıskançlık ise temelinde bu gerçeği yaşayan bir duygu-değerlendirme kavrayış biçimidir.

Çocuk önceleri kardeş doğumu ile bunu yaşar. O güne kadar daima kendisinin olduğu bir yaşayışa bir başkasının eklenmesi alışmadığı bir kendini değerlendirip, yeni gelen için hazırlıklaryapılmakta ve hep onunla ilgili konular duymaktadır.

Çocukta ‘’şimdi ne olacak’’ sorusu giderek büyümekte, yani yeni bir kavrayış-anlayış-davranış gelişmektedir. Zaten kendi büyüme gayreti içinde olan çocukta bu durum endişe uyandıran bir etkidir.

Bir de çevrenin ‘’pabucun dama atıldı’’ sen artık büyüdün, sana yakışmaz gibi olumsuz tepkileri de buna eklenince durum daha da kötü bir hal almaktadır.

Hangi yaşta olursa olsun, çocuk bu kişisel gelişme aşamasının heyecanını, gayretini çabasını yaşamaktadır ve bu onun için oldukça zor bir dönemdir. Çocukların büyümesinde daima bir bağlantı noktası (frame of reference)ve henüz bağımlılığın tam bir kendini yönetebilirliğe çevrilenmiş dönemde olması, karakterindeki bu seviyede ikinci bir odak obje, onun için zor bir durum meydana getirmektedir. Dolayısıyla kıskançlık önemsenmesi gereken bir gelişme olgusudur. Kritik olan bu dönemde çocuğa çok dikkatle itina gösterilerek davranmak gerekmektedir.

Kıskançlık krizleri nasıl çözülür

1- Öncelikle kıskanılan ne ise ona karşı önlem alıcı bir davranış sistemi geliştirilmelidir. Bebek gelecekse onun kendisine anlayacağı sadelik ve tabiilik içinde bildirilmesi, bebeğin gelişiminin anne ile birlikte izletilmesi, yani yeni gelişen konu-durum-kişi-objenin paylaşılması ön koşuldur. Bunları onu endişeye düşürmeden güzel yönleriyle anlatarak paylaşmak gerekmektedir . Sonra da bu paylaşımın iyi getirilerini ona göstermek, yaşatmak önemlidir . Bu onun değerlendirme yetisinin de geliştirilmesine sosyalleşmesine de yardımcı olacaktır.

2- Kıskançlık krizleri ancak anlayış ve büyütmeden onun ilgisini başka yönlere çekerek giderilebilir. Mesela yeteneği olan bir şeyi başarmaya, takdir alabileceği faaliyete toplu bir etkinliğe ya da oyalayıcı bir konuya odaklanması sağlanabilir.

3-  Ayrıca çocukların kişisel gelişimi, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal organizasyon yönleriyle her çocuğa özel kimlik yapısı da dikkate alınmak zorundadır.

Böylece kıskançlık sorunu zarar verici bir boyuta ulaşmadan önlenmesi sağlanacaktır.